17 Ocak 2018 Çarşamba

Sivilceye öneri

Bugün değişik bir yayın paylaşacağım sürekli sivilce sorunu yaşayan birisiyim, stresli kişiliğimin olması sivilce olarak yansıyor. Bu tarifi öğrendiğimde hemen işe yaradı ondan paylaşmak istedim haftada bir iki kere yapmak yararlı oluyor ilk yapıldığında hafifletiyor.


  • 3 tane aspirin

  • 2 Çay kaşığı bal

  • 2 Çay kaşığı su
  • İsteğe bağlı bir iki damla limon


Önce aspirini su ile eritip sonra bal ilave edilip karıştırılır. Yüze sürüldüğünde 15-20 dakika bekletilir.

Ayrıca bu aspirin kepek konusunda da etkili iki tane aspirini elde eritip ıslak saça yedirip iki üç dakika tutup iyice durulama.
Gerçekten kepeği azaltıyor ve sivilcede etkili.





15 Ocak 2018 Pazartesi

Gidersen Gelemezsin 2.Bölüm

-Kimsin sen ?
-Korkma benim adım Samantha burada birini görünce tanışmak istedim.
-Eeee ne var ne oldu?
-Önce tanışalım senin ismin ne ?
-Sel.
-Memnun oldum sel.Ben burada bir hazine arıyorum elimde bir mektup var ve işaretler bu ormana getirdi beni. Büyük babam yıllar önce buraya gelmiş ve bir hazine bırakmış  işte bende o hazineyi bulmak için geldim.Bana yardım eder misin?
-Öf ne hazinesinden bahsediyorsun ya o bulunmuştur çoktan,hazine mi kalır bu zamana kadar.
-Ya bulunmadıysa? 
-Bulunmuştur haydi git evine.
-Sen bilirsin ben gidiyorum bulacağım bulmam şart bilmediğim yerde kaybolursam sorun değil.
Samantha kırgınlık ve kızgınlıkla ilerlemeye başladı.Sel ise öfleyerek :
-Dur geliyorum nasıl bulacaksın?Ver mektubu okuyayım .
Sel eline mektubu alır almaz suratı bozuldu.
-Burada yazan ingilizce ben ingilizceyi orta seviyede biliyorum sen al oku.Bu arada sen nasıl dilimizi konuşuyorsun?
-Büyükbabam öğretti bana,o burada uzun zaman kalmış  gitmeden önce  bu ormana gelip hazineyi buraya gömmüş benim buraya gelmemi istiyormuş bu havayı solumamı  bu şehri görmemi ,buyüzden buraya gömmüş  . 
-Anladım mektupta neler yazıyor? 
-Bir çeşme varmış doğrumu?
-Evet ormanın kuzey kısmına doğru büyük bir yokuş var o yokuşun kenarında bir çeşme var diye hatırlıyorum bence oradan bahsediyordur.
-Tamam gidelim o zaman.
-Nerelisin sen Samantha?
-İngilizim ben.
-Büyük baban neden buraya gelmiş? 
-Büyük babam tarihçi benim gezmeyi araştırmayı çok seviyormuş bu yüzden Türkiye ye gelmiş buranın tarihi yapısını öğrenmek tarihini incelemek için.
-Anladım. 
-Sel buranın tarihi açıdan beni bilgilendirebilir misin?
-Tabi ki, burası Bizans döneminde de Osmanlı döneminde de İstanbul'un su kaynağıydı Osmanlının padişahı Kanuni Sultan Süleyman Belgrad seferinin dönüşünde getirdiği Belgradlı insanları buradaki bir köye yerleştirmiş orası Belgrad köyü adını alınca  bu ormanda adını o köyden almış.
-O padişah kim?
-Kanuni Sultan Süleyman Osmanlının en güçlü padişahlarından birisi hayatını seferlere adamış devletin sınırlarını baya genişletmiş bir padişahtır.
-Anladım büyükbabamın  burayı neden seçtiğini daha iyi anlıyorum burası tarih kokan bir şehir iyi ki geldim.
-Aynen burası tarih şehri bu arada sen nasıl buraya geldin tek misin ailenle mi geldin?
-Tek geldim büyükbabam 1 yıl önce öldü bana bir mektup bırakmıştı 18 yaşına gelince bankada sana para bıraktım birde yeni bir mektup o mektubu oku ve sana bıraktığım hazineyi bul okur okumaz biletimi alıp aileme gezicem diyerek geldim buraya.
-Kızmadılar mı tek gelmene?
-Bana öyle karışmazlar rahat büyüdüm ben ondan rahatça geldim.
-Süper ya bizimkiler başka şehre bile yollamazlar beni.
  Birbirleriyle muhabbet ede ede yürüdüler ,tartıştılar ,güldüler.
Birbirleriyle iyi anlaştılar Sel'in kafası bir anlıkta olsa dağılmıştı,merak ve mutluluk hakimdi içinde. Yorula yorula ulaştılar çeşmeye. 
-Evet Samantha şimdi ne diyor ?
-Çeşmenin arka tarafında bir ağaç varmış ağacın dib kısmında bir işaret varmış çakıyla kazınmış gibi gözüken.
-Hangi birine bakıcaz? Şu ağaçlara bak !!!
-Haydi Sel bakıcaz mecbur .
Aramaya başladılar arayıp dursalar da ne yazık ki bulamıyorlardı.
Çok yoruldukları için dinlenmeye karar verdiler.Sel dinlenirken bir şeyler düşünmeye başladı ve aniden aklına bir fikir geldi.
-Samantha bence büyük daha büyük ağaçlara bakalım sonuçta bir hazine arıyoruz ağaçta olması da ayrı bir garip ya.
-Garip falan değil bence de daha büyük ağaçlara bakmalıyız baksana şuradaki baya büyük koş bakalım!!!  
Büyük bir heyecanla ağaca doğru koştular ağacın yanına varınca dibini kontrol ettiler evet işaret oradaydı.Elleriyle açmayı deneseler de başaramadılar.
-Ne yapıcaz Samantha?
-Bilmiyorum dur cebime çakı almıştım onla deniyelim.
-Çakı neden ?
-Hazineyi  belirtmek için işaret yapmak için getirdim.
-Sizde bu işaretler meşhur galiba, 
dedi gülerek. 
Sonra ağacın dibini açmaya  çalıştılar 
zorlansalarda içini açmayı başardılar ve yeni bir mektup tu çıkan.
-Evet Samantha eee şimdi nereye gideceğiz ? yeni  bir mektup burada hazinemi olur birde heyecanlandık boşu boşuna.
-Dur Sel dur.
Samantha şaşkınlık ve merakla mektubu eline alıp okumaya başladı.
-Eee ne yazıyor? 
-Gidersen gelemezsin yazıyor.
-O ne ya ne saçma bir şey bu.
-Altında da eğer buraya gelmek istiyorsan gözlerini  kapa ve otuza kadar say sonra gözünü aç ve gördüğün kapıdan içeri gir.
-Bu ne ya ? Saçmalık bu.
-Bilmiyorum Sel hazine sandığım bir davet çıktı çok şaşkınım.
-Samantha bir kapımı çıkacağını sanıyorsun gerçekten? 
-Neden olmasın bunlar normal 
şeyler mi ?
-Sırf meraktan deniyeceğim Samantha yoksa bunlar olanaksız.
İkisi de gözlerini kapadı ve otuza kadar saydılar gözlerini açar  açmaz bir şimşek çaktı hava tamamen karardı. Yağmur yağmaya,esinti fırtınaya dönüştü. İkisi de korkudan titriyorlardı içlerinde korku ve merak vardı birbirlerinin gözlerine baktılar önlerinde duran kapıya doğru yürüdüler. 
Kapıya ulaşıp içeri girdiklerinde kapı ortadan kaybolmuş kara bulutlar dağılmış ve güneş yüzünü göstermişti.Merak uğruna girdikleri kapıda onları müthiş bir serüven bekliyor ailelerinden uzak kalmaları onları daha olgunlaştıracak  yaşayacakları sıkıntılar içlerindeki özellikleri ortaya çıkaracak üniversite hayalleriyle tutuşan Sel in hayal devri bitecek istediği liderlik için cesareti artıp büyük bir mücadeleyle yolunda ilerleyip ummadığı sonuçlara ulaşacak.






İki yıl önce yazdığım bir kitaptı hatalarım, yanlışlarım olabilir affola diğer bölümleri merak edenler için.

3.Bölüm                             4.Bölüm                             5.Bölüm
6.Bölüm                             7.Bölüm                             8.Bölüm
9.Bölüm                            10.Bölüm                            11.Bölüm
12.Bölüm                          13.Bölüm                            14.Bölüm
15.Bölüm                          16.Bölüm                            17.Bölüm
18.Bölüm                               19.Bölüm                                  20.Bölüm
21.Bölüm                               22.Bölüm                                  23.Bölüm
24.Bölüm                               25.Bölüm                                  26.Bölüm
27.Bölüm                               28.Bölüm                                  29.Bölüm
30.Bölüm                               31.Bölüm                                  32.Bölüm
33.Bölüm                               34.Bölüm                                  FİNAL              





14 Ocak 2018 Pazar

Gidersen Gelemezsin

Bugün iki yıl önce yazmaya başladığım ve çok sevdiğim kitabın ilk bölümünü paylaşmak istiyorum. Yazım kurallarım biraz var bunun için kusuruma bakmayın.
Bölüm bölüm yazılan bir uygulama bu ilk bölümdü merak edenler ve okumak isteyenler için sayfaya buradan ulaşabilirsiniz.
Kitabım Fantastik türünde yazılmış bir türdür.

-Sel Sel neredesin kızım of yine mi gittin?
Mevsim yaz Ağustos'un ortaları olmasına rağmen bugün farklıydı güneş yerini kara bulutlara hafif esintilere bırakmıştı.Sel ise havayı umursamadan her zaman gittiği ormana gitmişti. İstanbul'un en güzel ormanı Sarıyer'e yakın  olan Belgrad ormanı . Sel burayı gizli orman olarak adlandırıyordu çünkü ailesi onu bulamıyordu buraya insanlardan uzaklaşmaya,kendini toparlayıp planlar kurmaya gelirdi.
Sel 18 yaşında sakin,başarılı ve mutlu bir kızdı taki üniversite sonucu gelene kadar ,olamamıştı istediği bölümü kazanamamıştı bu durum onu daha sinirli ve öfkeli birine dönüştürüyordu, onun en büyük ideali yönetmekti ve bu ideal için o bölüm gerekliydi hedefe yaklaşmak yerine uzaklaşmak ise onu kahrediyordu.Okul hayatı boyunca verilen ödevlerde gurup başkanı o olurdu çünkü kendine olan güveni tam yönlendirmeyi de seviyordu,bunun sonucu olarak ta siyaset okumak istiyordu . Bir ağacın altında oturmaya karar verdi gözlerini kapadı ve 10 sene sonrasının hayallerini kurmaya başladı.Yönetici olduğunu mutlu olduğunu düşündü anlıkta  olsa yüzünde bir gülümseme, bedeninde bir sakinlik oluştu.Tatlı tatlı hayaller kurarken  omzunda bir sıcaklık hissetti büyük bir merakla hızlıca başını arkaya çevirip ayağa kalktı.



13 Ocak 2018 Cumartesi

IKIGAI

Geçenlerde kitap almaya gittiğimde rafta bu kitabı gördüğüm gibi hemen bir merak sardı içimi ismi gerçekten çok değişik uzun yaşamak deyince de ayrı bir merak konusu oldu ikigai'yi bir amaç olarak düşündüm ben ve bu hayattaki amacımı bildiğim içinde kendimi çok şanslı hissettim kitapta bir çok tavsiye, örnek, yaşam hikayeleri var ve ben çok beğendim bu konulara ilgisi olanlara tavsiye ederim.


6 Ocak 2018 Cumartesi

Karanlığa Küfredeceğine Bir Mum Yak

Konfüçyüs’ün güzel bir sözü, bu hayatta her şeye bir mana buluruz, eleştiri yaparız ancak bunun hiçbir faydası yoktur, zaman israfından başka bir şey değildir.
Şu hayata bir kere geliyoruz ve onu en verimli şekilde yaşamamız gerekiyor neye inanıyorsak, değişimin, gelişimin nasıl olacağına inanıyorsak onunla ilgili faaliyetlerde bulunmalıyız.

5 Ocak 2018 Cuma

Bu mu yani ?

Bugün itibarıyla iki haftalık final maratonu bitmiş bulunmakta, beş saat uyku dört saat uyku ile ayakta durmaya son artık :)
İlk defa bu kadar mutsuz bir sınav dönemim geçti nedeni çalışmamam ya da sınavların kötü geçmesi değil yapılan haksızlıklardı. Yüksek lisans hayali olan biriyim ve bazen bu sadece hayal olarak kalacak gibime geliyor ortalamam 2.43 ve 2.50 üstüne çıkarmak için kendimi zorlamama rağmen notumu artırmayı bırak 2.40 civarına gerileme ihtimali bile var.

29 Aralık 2017 Cuma

Güvenmek

Bugün güven konusu hakkında konuşmak istiyorum, zor güvenen birisi olarak.
Dünya başlı başına değişik bir yer karşılaştıklarımız da bir o kadar değişik.
Peki nasıl olmalı, güvenilir mi hemen, güven duygusu olabilir mi herkese karşı?
Şu sıralar aklımda dönen sorular insan uzun yıllar tanıdığı bir kişiyi bile tanıyamıyor o halde hemen tanıştığın kişiye güvenmek, çok zor durum olur bana göre.

Bugünkü yazımı kısa tutarak güven konusunda fikirlerinizi almak isterim, sizce hemen güven olur mu, ya da güvenmek için neler olmalı?


23 Aralık 2017 Cumartesi

Aralık Biterken

Yoğun bir haftanın sonunda nihayet bilgisayarın başına geçip şu satırları yazabiliyorum.
Taşınmak çok zormuş bunu bu hafta çok iyi anladım bir haftadır ev işleri ile uğraşmaca bir de üstüne pazartesi finaller başlıyor. Yetmiyormuş gibi birde alerji ile boğuştum tabi durmadan dersleri çalışmaca bir yandan da yeni kitaplar aldım yds ile ilgili bakalım yarıyıl tatilinde onları çalışmam şart. Ales sınavından 63 almanın üzüntüsünü de yaşıyorum ama daha üçüncü sınıfım dördün sonuna kadar umarım istediğim notu alacağım.



Yds İngilizce, Rusça ve Yeniçağ Felsefesi Tarihi adlı kitaplar yeni olanlar diğerleri okulla ilgili olanlar. Birden fazla işe kalkışıyorum umarım üstesinden gelirim :D
Finalleri başlayan herkese başarılar diliyorum.
Yeni bir yıl başlarken herkese sevgi, mutluluk ve huzur diliyorum.

Yeni bir yıl gelir 
En güzelleri getirsin
Nice mutluluk
İyilik ve sevgi
Yılı olsun
Ilımlılık çoğalsın
Laleler açsın


13 Aralık 2017 Çarşamba

MIM: SENI TANIYABILIR MIYIM?

Malum ben bu mim etkinliklerini çok seviyorum böyle bir etkinliğin olduğunu görünce hemen yazmak istedim. Bu mim etkinliğini başlattığı için Kiremithanem'e teşekkür ediyorum ve sayfaya şuradan ulaşabilirsiniz.

Şimdi soruları cevaplamak istiyorum.

1) Kaç yaşındasın, mesleğin nedir?

Bana 25 yaşında gösteriyorsun diyenler olsa da 21 yaşındayım bu duruma alınmıyor değilim yaş takıntım yoktur ama aa 21 mi daha fazla gösteriyorsun deyince de tuhaf oluyorum. Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde Tarih 3.sınıf öğrencisiyim.

2)Nerede yaşıyorsun en sevdiğin yerin fotoğrafını paylaşır mısın?

Çanakkale de yaşıyorum.


Kilitbahir'i çok seviyorum orada kahve içmek o tarihi havayı solumak çok hoşuma gidiyor bir de deniz ve yeşil olunca keyfine diyecek olmuyor.


Evimin balkondan manzarası o çatı yapılmayaydı çok güzel bir manzara vardı :( 

3) Günlük hayatta seni mutlu eden şey nedir?

Ben her şeye mutlu oluyorum galiba girdiğim sınavdan iyi bir not alınca, sevdiğim müzik çalınca, dostlarla muhabbet ederken, hele de hurmalı şekersiz tatlıyı yerken mutluluğuma diyecek yok :D

4) En sevdiğin meşguliyetin / hobin nedir?

Spor diyebilirim bir zamandan sonra bir hobi gibi oluyor. Yazmak hem burada yazmak hemde başka uygulamalardan yazmak. Gidersen Gelemezsin adlı fantastik bir kitap yazdım şu sıralar ikincisini yazmaya çalışıyorum en büyük meşguliyetim bunlar.

Kitabı merak edenler bu link ten ulaşabilirler.

5)  Evinin en sevdiğin köşesinden bir fotoğraf paylaşır mısın?


Okuldan eve geldiğimde kalkmadığım yer burayı çok seviyorum :D

6) En sevdiğin  kitap ve ondan bir bölüm paylaşır mısın?

Joseph Murphy'nin Bilinçaltının Gücü adlı kitabındaki şu yazıyı çok severim "Düşüncelerinizi değiştirirseniz kaderinizi de değiştirirsiniz" her zaman bu söz hoşuma gitmiştir.

7) Şahit olduğun bir mucize var mı?

Bu soruya değişik bir cevap vermek istiyorum  insan en büyük mucize ve insan beyni bu mucizenin en güzel örneği.

8) En çok görmek istediğin ülke hangisidir?

Küçükken Kore dizilerini çok izlerdim yine de izliyorum bu yüzden Kore'ye ayrı bir merakım var.
Bir de Kırımı aşırı merak ediyorum dedemler oradan göçmüşler.

9)  Sana göre en büyük başarın nedir?

117 kilodan 77 kiloya gelmem olabilir.

10) Ölmeden önce mutlaka yapmak istediğin şeyler nelerdir?

İlk defa bu konuda hayalimi yazacağım. İsmimin unutulmaması ve bir etki oluşturabilmek için bölümümde çok iyi olup yükselmek, bilim adına çalışmak. Hayalimdeki kitabı basmak ve en büyük hayalim olan vakfı kurmak düşünce üzerine bir vakıf olur mu olmaz mı bilmiyorum ama ileri ki yaşlarımda bu hayallerime ulaşmayı çok istiyorum ve tüm kalbimle diliyorum.

Gerçekten çok güzel bir etkinlik herkesi bu etkinliğe davet ediyorum.
Kendinize iyi bakın güzel günler dilerim. 










8 Aralık 2017 Cuma

Senin Dünyanın İmparatoru Sensin O Halde Yönetme Zamanı

Bugün bu değişik başlık ile yeni bir konu paylaşmak istiyorum.
İmparator bir devleti yöneten kişiye denir bana göre her insan bir imparatordur kendi dünyasını oluşturan ve yöneten.
Zor olan insanın kendisini tanıması ve söz geçirmesidir, bir başkasına söz geçirebilir kişi ama kendisine geçiremediği zaman olur.
Biz değerliyiz, yaşam değerli ancak hayat geçici o halde bir etki oluşturmadan gitmek olmaz.
Bir imparator devletini yükseltmek, geliştirmek için her türlü çalışmayı yapar bizde kendimizi geliştirerek dünyamızı geliştirelim, donanımlı olarak farkımızı oluşturalım, ben farklılığı severim tek düzelik bana saçma gelir bir robot değiliz sonuçta.
Her insan bir güçtür değişime giden, dünyanın değişimi kişiden başlar.
Hayat eksi yönde ilerlerse sen artı yönde ilerle Konfüçyüs'ün dediği gibi "Karanlığa küfredeceğine bir mum yak", eleştirmek, mana bulmak kolaydır zor olan değişim için çalışmaktır.


Ya Şimdi Ya Hiç (It's now or never)

Son zamanlarda kullandığım bir söz, bir işe başlamadan önce bunu söylerim bu sözün bana kattığı anlam hemen şimdi yap sakın erteleme, ölüm k...